Pazartesi, Temmuz 15, 2019

Sanat Akımları | Rönesans

Rönesans (Klasizm)  –  15.yy 16.yy
15. yüzyılın ilk on yılı içinde İtalya’nın Floransa kentinde ortaya çıktığı kabul edilen Rönesans adıyla nitelendirdiğimiz olağanüstü kültür olayının etkileri, aynı yüzyılın sonunda tüm İtalya yarımadasına yayılmış bulunuyordu. “Yeniden doğuş” anlamına gelen “rinascita” terimini ilk kez Rönesans yazarlarından Vasari kullanmış bu söz Ortaçağın anlayışını aşan bir İtalyan sanat görüşüdür. Bu bakımdan Vasari’nin “rinascita” sözü bir çağı ya da bir üslup anlayışını adlandırmakla değil, yalnız bir sanat olayıyla ilgilidir. Rönesans’da sanatçının kişiliği söz konusu olduğu gibi , sanat eserinin ortaya çıkış kanunları da araştırılıyor ve sanat eserinin bilinçli yollardan geçilerek yapılması görüşü kuvvet kazanıyordu. Doğa incelemesini esas alan temel düşünce ve ideal değerlere önem verme, pozitif araştırmaya olan inancı çoğaltmıştır. Ayrıca Rönesans’da sanat insan anatomisi, bilimsel perspektif, sanat teorileri ortaya çıkarılıyordu. Sanat eserleri koleksiyonu merakı da doğuyordu. Portre ve doğa parçaları gerçekçi bir gözle inceleniyor. Mimaride ise Gotik üslubun unsurları tamamen kalkıyor. Bazilika sistemi yerine kubbeli inşaat önem kazanıyor. Heykelde anatomi ve ideal görüş uygulanıyordu.

Sanat Akımları | Barok

Barok  –  17.yy 18.yy
1600- 1750 yılları arasında Avrupa sanat üslubudur. Barok sözcüğü portekizce bracco’dan gelir. Anlamı “muntazam olmayan inciler”dir. Barok bütün formların şişirilmiş çıkıntılar haline gelmesi ve yüzeylerin gayri muntazam çıkıntılar ile düzenlenmesidir. Bu üslup görüşü önce mimaride, sonra heykelde görülmesine rağmen, Barok eğilimi önce Michelangelo’nun şişkin formlu heykellerinde müşahede edilmektedir. Barokta heykel ile mimari yapı tamamen birbirine kaynaşmış olarak görülür. Barok üslupta figürlerin hareketleri tiyatral hareketlerdir. İnsanlar rol yapıyor gibidirler. Barok resmi hem renk hem de ışık-gölge estetiğine dayanır.

Sanat Akımları | Maniyerizm

Maniyerizm
İlk olarak Alman sanat tarihçileri tarafından Rönesans ile Barok arasında gelen sanatçıların eserleri için kullanılmıştır. “Yüksek Rönesans” ın bir değişimi anlamına gelir. Maniyerizmin özellikleri abartılı uzunlukta küçük başlı, çok hareketli, hacimli olarak çok yuvarlaklaştırılmış figürlerdir.Bu figürlerin bastıkları zemin ile ilgileri yoktur. Havada uçuyor gibidirler. El ve ayakların ne yaptıkları belli değildir. Yüz ifadelerinden rol yapıyorlar sanılır. Resim yüzeyinin ahengi için mantıki olmayan bir vücut kompozisyonu görülür. Yüzlerde huzursuzluk, insan içi üzüntülerinin yüzlerdeki aşırı ifadesi önem kazanır.

Sanat Akımları | Rokoko

Rokoko
Almanya Rokoko sanatı 18. yy ‘ın ortalarına doğru, Barok üslubunu izleyerek Fransa’da düz hatlara bir tepki olarak doğan, 19. yy ‘da Türkiye’ye de yayılan, yuvarlaklaştırılmış çizgiler ve fazla özentili biçimlerle karakterlenen; Barok üslubun aşırı kabalığı, ve ağırlığı yanında hafif ve ince bir görünüşe sahip tezyini üsluptur. Rokoko gibi mübalağalı anlatımlar Barok üslubunun son devresi içinde incelenirler.

Sanat Akımları | Neo Klasisizm

Neoklasisizm
Neoklasisizm, yeni klasikçilik anlamına gelir.
 Amacı klasik olan sanat tarzını yeniden canlandırmaktır. 18. yy ın 2. yarısında başlıyor.19. yy da etkilerini devam ettiriyor. Barok ve Rokoko’nun ağırlığına bir tepki niteliğinde.Antik sanata bir ilgi ve hayranlık söz konusudur.Fransız devriminin de etkileri var. Antik sanatın kazıları ve bu buluntuların yayımlanması insanların bakış açısını değiştiriyor. Bu dönem insanların daha derin düşünmesini sağlıyor.Sanatta daha ciddi konular ele alınıyor. Milliyetçilik, savaş vb.Devrin ileri gelenleri kendilerini önemli antik kahramanlar yerine koyuyorlar.Bu akımda ayrıntıcık yok. Kompozisyon belirli bir düzen içerisinde veriliyor.Gereksiz ayrıntılardan uzaklaşılıyor. Yalınlaşıyor.Ezilen insanlar tepki göstermeyi öğreniyor.

Sanat Akımları | Romantizm

Romantizm
Romantizm, 18.yüzyılda Avrupa’nın heyecan, coşku ve özgürlük tutkularını dile getiren akımdır.
Fransa’daki devrim etkisini İspanya’ya dek hissettirmiştir. Her ne kadar Neo-Kalsisizm Fransa’daki devrim sebebiyle daha ulusal bir akım olarak anılıyorsa da, İspanyol sanatı da benzer bir yol izliyordu. Romantik sanatçının özgürlüğü savunmasında, sarayın, soyluların ve kilisenin sanatçıdan koruyucu elini çekmesi kadar, Fransız Devrimi’nin özgürlükçü tutumu da önemli rol oynamıştır. Dönemi doğrudan etkisine alan Romantizm’de sanatçı doğrudan kendisine yönelmişti. Duyguları, iç dünyası, kendi gücü onun tek kaynağıydı. Bu akımda sanatçının bireysel olarak kendini yorumladığı, kişiliğinin duygusal yanını en iyi biçimde anlattığı görülür. Romantizm’de doğal güzelliklere karşı büyük bir hayranlık söz konusudur.